2008'in yaz aylarında her sene olduğu gibi memleketim Akşehir'e dedemgile tarla işlerinde yardımcı olmaya gitmiştik.
Tarlada elimde tüfekle dolaşırken tepemden öveyk(güvercinin bir türü) alayları tur atmaya başladı. İki-üç el ateş ettim. Dört tane düştü. Elma tarlasında biraz ilerledikten sonra önümden bir bıldırcın kalktı. Önce biraz tırstım. Daha sonra bıldırcını takip ettim. 50 metre kadar ötüme kondu. Bıldırcına ustalıkla yaklaşarak. Kaldırdım. Ve tetiğe dokundum. Bir baktımki bıldırcın tepe taklak aşağıda. Hemen bıldırcının yanına koştum. Bıldırcın hala hareket ediyordu.
Bıldırcını elime alarak bıçakla kestim. Daha sonra bıldırcını alarak eve gittim.
Ve akşam olduğunda mangal keyfi ile bıldırcını ve diğer kuşları afiyetle yedim.
BATURALP DOĞAN
5 Nisan 2009 Pazar
Dalyan'daki Çipura avı tecrübem
2007'nin Ocak ayıydı. Yine babamla birlikte balık avlamak için sabahın erken saatlerinde yola çıktık. Milas'ın, Dalyan koyunda avlanmadan önce herzamanki gibi kırmızı solucan çıkarmaya gittik.
Solucanları çıkarttıktan sonra kendimize avlanmak için en uygun yeri aramaya başladık. Kısa süre içinde iki kişilik bir yer bulduk.
Daha sonra kısa bir zaman zarfında 15 tane kefal tuttuk. Daha sonra birara balık kesildi. Biraz daha zaman geçince, oltalarımıza balık vurmaya başladı.
Heyecanla beklerken birden mantarım suya gömüldü. Ve oltayı kaldırdım. Kamışı yukarı doğru kaldırmaya çalıştım ancak balık çok kuvvetliydi. Ben çektikçe o da çekiyordu. Çok zorlanmaya başlamıştım ki babam hemen yardımıma koştu. Kamışı hemen babama devrettim. Babam büyük bir ustalıkla balığı arka tarafa savurdu.
Ve çipura ellerimizdeydi.
Akşam olduğunda toplam 25(15 kefal,5 çipura ve 5 levrek) tane balık tutmuştuk.
Fırsat buldukça yaşadığım av tecrübelerimi siz okuyucularıma aktarmaya çalışacağım.
BATURALP DOĞAN
Solucanları çıkarttıktan sonra kendimize avlanmak için en uygun yeri aramaya başladık. Kısa süre içinde iki kişilik bir yer bulduk.
Daha sonra kısa bir zaman zarfında 15 tane kefal tuttuk. Daha sonra birara balık kesildi. Biraz daha zaman geçince, oltalarımıza balık vurmaya başladı.
Heyecanla beklerken birden mantarım suya gömüldü. Ve oltayı kaldırdım. Kamışı yukarı doğru kaldırmaya çalıştım ancak balık çok kuvvetliydi. Ben çektikçe o da çekiyordu. Çok zorlanmaya başlamıştım ki babam hemen yardımıma koştu. Kamışı hemen babama devrettim. Babam büyük bir ustalıkla balığı arka tarafa savurdu.
Ve çipura ellerimizdeydi.
Akşam olduğunda toplam 25(15 kefal,5 çipura ve 5 levrek) tane balık tutmuştuk.
Fırsat buldukça yaşadığım av tecrübelerimi siz okuyucularıma aktarmaya çalışacağım.
BATURALP DOĞAN
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)